Şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Mayıs 2014 Perşembe

SAATLİ MAARİF TAKVİMİNİN YAŞAMIMDAKİ ÖNEMİ,

Takvim yapraklarına yazılmış anılar
yaşanılanlar kadar güzeldi, yaşanılmayanlar. 
İnsanı yücelten sevgi, gerçek anlamda. 
Rüzgârla savrulmuş düşünceler/ yalnızlıkta mutluluk. 
Takvim yapraklarında hep o tarih yazılı 
değişmeyen. 
Anılar, yaşanılmasa bile güzeldi, yaşanılanlar kadar…     

04 Mayıs 1983- Kuzguncuk Vapuru 


 17/21 NİSAN 1996 tarihlerinde saatli maarif takviminde çıkan şiirlerim

Evrenin oluşumundaki gizem, hayallerime yerleşmişti çocukluk günlerimde. Yağmurlu günlerde bulutları seyrederdim. Nasıl oluyor da beyaz bulutlar kararıveriyordu bir anda. Gök yüzündeki o ses ve ışıklı değişim nasıl oluyordu? Karlı günlerde de benzer düşüncelerle kıvranır dururdum. Çocuk beynim sorularıma yanıt bulamıyor, çocuk yüreğim korkuyla karışık bir heyecanla titriyordu, düşüncelerimin çemberlendiği saatlerde. Bir güç vardı besbelli, evreni ve evrendekileri var eden. Fırtınada ağaçların devrilmesi içimi acıtırdı. Ağaçlar için göz yaşı dökerdim. Baharlarda açılan çiçeklerle doğardım yeniden. Saatli Maarif Takvimi asılıydı evimizin duvarında. Her sabah ilk işim takvim yapraklarını evire çevire okumak olurdu. O güne kadar bilmediğim pek çok şey yazılıydı takvim yapraklarında. Evrenin değişimi işlenmişti sanki oya gibi her sayfaya. Okurken, içimdeki korku dağılır, sorularım yanıtlanırdı bir anda. Ansiklopedi idi benim için. Onları okuyarak büyüdüm. Şimdiler de bile çok şey öğreniyorum takvim yapraklarından. Ben eskidim yapraklar eskimedi. Eskimeyen dostluklar gibi. İyi ki varsın Saatli Maarif Takvimi. İyi ki ışıklandırıyorsun duvarlarımızı. Toprakla tanışıncaya kadar hep böyle kal. Evreni kucakla ve bizlerle kal. Işık saç insanımıza, aydınlat duvarlarımızı. Seviyoruz seni…

17 Nisan 1996 Saatli Maarif Takvimi arkasındaki şiirim.

Bir deli rüzgar esiyor başımda...
Bir pınar çağlıyor içimde...
Bir şarkı tutturmuşum yeşil dağlara, 
mavi denizlere karşı..
Seni düşünüyorum alacakaranlıkta 
düşlerde.. düşleyerek...
gün ışığında 
hayallerde.. hayal ederek...
dolu dolu
duygularımla
yaşıyorum yine..
Nedir bu karmaşa 
soruyorum kendime..
aşık mı oldun ne..

21 Nisan 1996 Saatli Maarif Takvimi arkasındaki şiirim.

Ben her baharda aşık olurum..
Gönlümde çiçekler açar renk renk..
Gözlerimde parlaklığı vardır yıldızların.
Güneşim sıcaklığı avuçlarımda..
Damarlarımda alev alev kanım.
Ben her bahar aşık olurum
Takılırım doğanın çılgın düzenine
delicesine.. 

11 Nisan 2014 Cuma

ŞİİRLERİMLE YAŞIYORUM

Gelecek avuçlarımda olmalı
gülüyorsun
mutlusun
gelecek için güvendesin
demektir…
işte benim istediğim de bu çocuk
ağlıyorsan.
sesini duyabiliyorsun
başın dimdikse eğer
güçlüsün demektir.
işte benim istediğim de bu çocuk..
susuyorsan
boynun bükükse
açsan susuzsan
geleceğin ışıksız
demektir..
işte beni kahreden
ağlatan
isyan ettiren de bu çocuk..
böyle olmamalısın
geleceğin
avuçlarının içinde olmalı
sımsıkı tutmalısın
kaybetmemelisin.

25 Mayıs 1998 Pazartesi Milliyet
 (Atilla Özsever'in Emek ve İnsan isimli köşesinde yayınlanmıştır.)
**************************************************************


GENÇLERE ÖĞÜT
Gençlik sevdalarımızı düşlerde yaşayalım
Yitimsiz anılarımızı yürekte saklayalım
Mutlu bir gelecek için yaşama ışık saçalım, 
Düne el sallayalım, bugüne sahip çıkalım.
Prof.Dr. Yıldız Tümerdem

***********************************************************



BİR MASALDIK
Sen hüzünlü sonbahar, bense hep ilkbahardım.
Kurumuş yaprak gibi savrulurdun rüzgarda.
Bense gül kokuluydum, rengarenk aşk çiçeğin
Uzatınca elini kanatırdı dikenim.

Sen yaz güneşiydin, bense gökteki yıldız.
Ne sen beni görürdün, ne de gündüz ben seni
Doğa aşkı gizlerdi, dolunaysa sevgiyi

Bir masaldık gizemli, dillerde dolaşmadık.
Kimseler bilemedi, hep düşlerde yaşadık.
Prof.Dr. Yıldız Tümerdem

14 Ocak 2014 Salı

TEK BİR KEŞKE


Yıldız TÜMERDEM
Tek Bir Keşke

Dök taşlarını eteğine
Gençlikteki anılarını 
Uçuk kaçık olsalar bile

Sıraya koy keşkelerini

Seç içinden yalnızca birini
O an at denize
Görülmesin, duyulmasın diye

Dök taşlarını eteğine
Yeniden yenicesine
Senin olan dingin yaşamın

Sakın silme belleğinden 
Bir tekini bile
Bozma neşeni,
Kaybetme ilkelerini

Dünden bugüne
Değişmeden yaşa keyfince
Ama keyfince

Sırala ardı ardına
Duydu dolu gençlik yıllarını
Yaş akan buğulu gözlerinle
Tutmaya çalış bazılarını
Titreyen ellerinde

Sor kendine;
Bak bakalım kalmış mı?
İçinde seni üzen tek bir keşke....
Tek bir keşke... Tek bir keşke...

Günlük- 5 Ocak 2014-İSTANBUL